Diyalog
Çayê Dapîrê
Büyükannenin Çayı
Sahne: Büyükannenin evi, öğleden sonra. Elif büyükannesini ziyaret etti, Kurmancî denemek istiyor.
Kürt kültüründe misafir gelince çay zorunlu ikramdır. "Çay vexwe!" — ilk söylenen sözlerden biridir. Büyükanneler ile diyalog, asimile nesil için en değerli pratik ortamdır.
Nevî
Silav, pîrê!
Merhaba, büyükanne!
Nîşe: "Silav" = merhaba. Hitap: "pîrê" sona gelir.
Dapîr
Silav, keça min! Bi xêr hatî!
Merhaba, kızım! Hoş geldin!
Nîşe: "Keça min" = kızım (dişil veqetandek: keç + -a + min).
Çand: "Keça min" sözü derin sevgi ifadesidir — "kızım" dışında anlam taşır.
Nevî
Pîrê, tu çawa yî?
Büyükanne, nasılsın?
Nîşe: "Tu çawa yî?" — "yî" bûn 2.tekil.
Dapîr
Ez baş im, spas. Tu çawa yî, keçê?
İyiyim, teşekkürler. Sen nasılsın, kızım?
Nîşe: "Keçê" — kız çocuğuna sevgi hitabı (vokatif). Erkek için "kuro" kullanılır.
Nevî
Ez baş im jî, spas.
Ben de iyiyim, teşekkürler.
Nîşe: "Jî" = de/da (pekiştirme). "Ez baş im jî" = ben de iyiyim.
Dapîr
Rûne, rûne! Ez ê çayekê ji bo te çêkim.
Otur, otur! Sana bir çay yapayım.
Nîşe: "Rûne!" = otur! (emir). "Ez ê … çêkim" = yapacağım/hazırlayacağım. Native Kurmancî kullanır "çay çêkirin" (= çay hazırlamak), "çay kirin" değil — bu Türkçe "çay yapmak" kalkesi.
Çand: Oturmaya davet etmeden çay teklifi — Kürt misafirperverliğinin özü.
Nevî
Spas, pîrê. Çayê te gelek xweş e!
Teşekkürler büyükanne. Senin çayın çok güzel!
Nîşe: "Çayê te" = senin çayın (veqetandek: çay + -ê + te). "Gelek xweş" = çok güzel.
Dapîr
Gelek spas, keça min. Tu Kurmancî hîn dibî?
Çok teşekkürler kızım. Kurmancî öğreniyor musun?
Nîşe: "Hîn dibî" = öğreniyorsun.
Nevî
Erê, pîrê! Ez Kurmancî hîn dibim. Zehmet e, lê ez gelek hez dikim!
Evet büyükanne! Kurmancî öğreniyorum. Zor ama çok seviyorum!
Nîşe: "Lê" = ama. "Ji X hez dikim" = X-i seviyorum.
Dapîr
Gelek xweş e! Ziman dermanê dilê mirov e.
Çok güzel! Dil, insanın kalbinin ilacıdır.
Çand: Atalar sözü — heritage kullanıcı için diyaloğun doruk noktası.
Diyalogê bi deng guhdarî bike û pratîk bike.
Sepanê veke